Nasıl Aranır?
Nasıl Aranır?
İçindekiler
İçindekiler
Sonraki sayfa
Sonraki sayfa
Önceki sayfa
Önceki sayfa
Sonraki isabet
Sonraki İsabet
Önceki isabet
Önceki İsabet
Bu kitabı ara
Ara
Ana Sayfa
Ana Sayfa


16. Cild
Osman Bin Maz'ûn - Radyo Terapi

OSMAN BİN MAZ’ÛN;

ilk Müslümanlardan. Künyesi, Ebû Sâib’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Hicretin ikinci yılında vefât ettiği rivâyet edilirse de bu durum ihtilâflıdır. Babası, Maz’ûn bin Habîb; annesi, Sahîle binti-Anbes’dir. Zevcesi, Havle binti Hakim’dir. Abdurrahmân ve Sâib isimlerinde iki oğlu vardı.

Osman bin Maz’ûn radıyallahü anh temiz bir yaratılışa sâhipti. İslâmdan önce de düzenli ve ağırbaşlı bir yaşayışı vardı.

Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem İslâm dînini gizli gizli anlatmaya başladığı ilk günlerde Osman bin Maz’ûn, Ubeyde bin Hâris, Abdurrahmân bin Avf, Ebû Seleme bin Abdi’l-Esed, Ebû Ubeyde bin Cerrâh radıyallahü anhüm, Peygamber efendimizin yanına gittiler. Resûlullah efendimiz onlara İslâmı anlatınca, orada; hepsi Müslüman oldular.

Osman bin Maz’ûn’un Müslüman oluşu, Resûlullah efendimizi çok sevindirdi. Osman bin Maz’ûn radıyallahü anh Müslüman olduktan sonra evine gitti. Âilesine de İslâmı anlatıp, onların da İslâmla şereflenmesine vesîle oldu. Böylece, âilece Müslüman olma bahtiyârlığına kavuştu. Osman bin Maz’ûn Müslüman olunca, müşriklerin çeşitli eziyet ve işkencelerine uğradı. Bunun üzerine, Peygamber efendimizin müsâdesiyle Habeşistan’a hicret etti.

Aradan bir müddet geçtikten sonra diğer Müslümanlarla birlikte Mekke’ye döndü.

Osman bin Maz’ûn hazretleri îmân ve inancından hiç tâviz vermemiş, en ağır eziyet ve hakâretler bile onu dâvâsından vazgeçirememişti.

Osman bin Maz’ûn radıyallahü anh, Mekke’de kaldığı müddetçe, başına gelen belâ ve musîbetleri sabırla karşıladı. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem izin verince; kardeşleri Abdullah, Kudâme, zevcesi ve oğlu Sâib ile berâber Medîne’ye hicret etti. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem Medîne’de onunla Ebü’l-Haysem’i kardeş yaptı.

Osman bin Maz’ûn radıyallahü anh hicretin ikinci senesinde Bedr Harbi sırasında hastalandı. Tedâvisine çalışılmış, fakat iyileşememişti. Nihâyet hicretten otuz ay sonra ebedî âleme göçtü ve Medîne’de ilk vefât eden Sahâbî oldu. Peygamber efendimiz, o kefenlenirken alnından öptü. “Sen dünyâdan, dünyâ da senden bir şey elde etmedi” buyurdu. Mübârek gözlerinden akan yaşlar, Osman bin Maz’ûn’un radıyallahü anh yanaklarına damladı.

Osman bin Maz’ûn’un radıyallahü anh vefâtı sırasında Müslümanların henüz bir kabristanı yoktu. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Eshâbı için bir kabristan arıyordu. Medîne etrâfını teşrif buyurdular. “Bâkî’ ile emrolundum.” buyurarak orayı kabristan seçtiler. Osman bin Maz’ûnhazretleri oraya defnedildi. Böylece Bakî’ kabristanına ilk defnedilen o oldu. Kabre indirilirken, Resûlullah efendimiz; “O bizim ne iyi selefimizdir.” buyurdu. Kabrinin baş tarafına bir taş dikti. Ondan sonra birisi vefât edince, Resûlullah’a; “Nereye defnedelim?” diye sorulur, Peygamberimiz de; “Selefimiz Osman bin Maz’ûn’un yanına.” buyururlardı.

OSMAN BEDREDDÎN (Bkz. İmâm Efendi)

OSMAN BÖLÜKBAŞI;

Türk siyâset adamı. 1913’te Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine bağlı Hasanlar köyünde doğdu. İlköğreniminden sonra ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesinde yaptı. Fransa’da Nancy Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik bölümünü bitirdi.

1937’de Türkiye’ye döndükten sonra Kandilli Rasathânesinde asistan olarak vazife aldı. Ayrıca Haydarpaşa Lisesinde öğretmenlik yaptı. 1946’da Demokrat Partiye (DP) girerek siyâsete atıldı ve parti genel müfettişliğine getirildi. Hitaâbetiyle ve konuşmalarıyla dikkatleri çekti. Kamuoyunda “Anadolu Fırtınası” adıyla ün yaptı. Bir müddet sonra DP’nin CHP karşısında bir muvâzaa partisi durumuna düştüğünü, daha sert bir politika tâkip etmesini isteyerek bir grupla beraber DP’den ayrıldı.

Temmuz 1948’de Millet Partisinin kurucuları arasında yer aldı. Ertesi yıl İsmet İnönü ve Celal Bayar’a komplo düzenlemek iddiasıyla tutuklandı. Kısa bir müddet sonra serbest bırakıldı. 1950 genel seçimlerinde Kırşehir’den Millet Partisinin tek milletvekili olarak TBMM’ye girdi. Fakat MP laikliğe aykırı davrandığı gerekçesiyle 1953’te kapatıldı. Osman Bölükbaşı Şubat 1954’te bir grup eski MP’liyle Cumhûriyetçi Millet Partisini kurdu ve genel başkanlığına getirildi. 2 Mayıs 1954 seçimlerinde Kırşehir’den tekrar milletvekili seçildi. Bu dönemde hükümeti çok sert bir dille tenkit etti. 1957 seçimleri öncesinde hükümete hakâret ettiği iddiasıyla, dokunulmazlığı kaldırılarak, tutuklandı ve Ankara Cezaevine kondu. Fakat Ekim 1957 seçimlerinde Osman Bölükbaşı ve CMP adayları tekrar milletvekili seçildiler. Osman Bölükbaşı dokunulmazlık kazandığı için serbest bırakıldı ve yeniden meclise döndü. 10 Ekim 1958’de DP’ye karşı güçbirliği kurmak gâyesiyle CMP ile Türkiye Köylü Partisi birleşti. İki partinin birleşmesiyle kurulan Cumhûriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP)nin genel başkanlığına Osman Bölükbaşı getirildi. Bölükbaşı 1959’da 10 ay hapis cezâsına mahkûm edildi.

27 Mayıs 1960’ta TBMM’nin kapatılmasıyla milletvekilliği sona eren Osman Bölükbaşı, aynı yıl Kurucu Meclis üyeliğine getirildi. 1961 seçimlerinde yeniden milletvekili seçildi. Genel Başkanı olduğu CKMP 54 milletvekili ve 16 senatörle TBMM’de temsil edilir duruma geldi. 1961 seçimleri ertesinde uzlaşmaz bir tutum takınarak koalisyon hükûmetlerine katılmayı reddetti. CKMP, İsmet İnönü’nün kurduğu ikinci koalisyon hükümetine katılınca parti içinde görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Osman Bölükbaşı parti genel başkanlığından ve 28 arkadaşıyla birlikte partiden ayrıldı. Arkadaşlarıyla birlikte 1962’de Millet Partisini tekrar kurdu.

Millet Partisi Şubat 1965’te Suat Hayri Ürgüplü başkanlığındaki koalisyon hükümetine katıldı. Fakat Osman Bölükbaşı kabinede vazife almadığı gibi hükümete karşı da açık tenkitler yöneltti. Millet Partisinin lideri olarak katıldığı 1965 ve 1969 seçimlerinde istediği başarıyı gösteremedi. Partisinin oy oranı ve milletvekili sayısı gittikçe azaldı. Mecliste pek küçük bir grubun lideri olarak kaldı. 1972’de genel başkanlıktan ayrılarak yerini eski genelkurmay başkanlarından CemalTural’a bıraktı. 9 Eylül 1973’te milletvekilliğinden istifâ ederek aktif politikadan çekildi.

OSMAN CEMAL KAYGILI;

hikâye ve roman yazarı. 1890’da İstanbul’da doğdu. Babası bir mahalle bakkalı idi. Sırasıyla Cezrî Kâsım Paşa Mektebini, Eğrikapı Merkez Rüşdiyesini ve Menşe-i Küttab-ı Askeriyeyi bitirdi. Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Riyâsetinde memurluğa başladı (1906). Daha sonra Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliğinde kalem memurluğuna tâyin edilen Osman Cemal, Mahmud Şevket Paşaya yapılan sûikastla ilgili görülerek, Sinop’a sürüldü. BirinciDünyâ Harbinde gezici tümenlerde kâtip olarak çalıştı. 1918’de hastalandı ve mâlûlen emekliye ayrıldı. Sütçülük, seyyar satıcılık ve vapur bileti satarak geçimini sağladı. Aynı zamanda çeşitli mizah dergilerinde hikaye, şiir, fıkra ve makaleler yazdı. Cumhûriyetten sonra 1925-1945 seneleri arasında İstanbul İmam Hatip Lisesinde, Çemberlitaş Ortaokulunda ve Fener Rum Kız Lisesinde Türkçe öğretmenliği yaptı. 1945’te İstanbul’da öldü.

Sonraki