Nasıl Aranır?
Nasıl Aranır?
İçindekiler
İçindekiler
Sonraki sayfa
Sonraki sayfa
Önceki sayfa
Önceki sayfa
Sonraki isabet
Sonraki İsabet
Önceki isabet
Önceki İsabet
Bu kitabı ara
Ara
Ana Sayfa
Ana Sayfa


15. Cild
Murâd Han-V - Oruç Reis

MURÂD HAN-V;

otuz üçüncü Osmanlı sultanı. İslâm hâlîfelerinin doksan sekizincisidir. Babası, Osmanlı sultanlarından Abdülmecîd Han, annesi Şevkefzâ Kadınefendidir. 21 Eylül 1840 târihinde İstanbul’da doğdu. İyi bir eğitim ve öğretim gördü. Devrin büyük âlimlerinden ders görerek yetiştirildi. Devlet idâresi, fen ilimleri ve Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Okumayı çok sevdiğinden veliahtlığı devrinde yabancı ülkelerden de kitap getirtirdi.

Babasının 25 Haziran 1861’de vefâtından sonra Abdülazîz Han pâdişâh olunca, veliaht oldu. Nezâketi, kibârlığı, çağına göre bilgisi ve yumuşak huyluluğu ile sevildi. Amcası Abdülazîz Hanın 1863 Mısır ve 1867 Avrupa seyâhatlerine katıldı. Bu gezilerde davranışları ile Osmanlı hânedânının asâletini temsil ederek takdir topladı. Veliaht Murâd, 30 Mayıs 1876 târihinde Sultan Abdülazîz Hanın hal’ edilmesiyle Osmanlı Sultanı îlân edildi. 4 Haziran 1876’da Abdülazîz Hanın fecî şekilde şehit edildiğini ve annesi Pertevniyâl Sultana çok çirkin işkenceler yapıldığını işiten Sultan Murâd Hanın üzüntüden ve bu felâket yolunun sonunu düşünmekten aklı bozuldu. Üzüntüden hastalığının artmasında doktor Capoleone’nin câhilâne ve yanlış teşhis ve tedâvisinin mühim rolü oldu. Beşinci Murâd Han bu hasta hâliyle ihtilâlcilerin kuklası hâline getirilip, Avrupa’da belirli odakların devleti ve İslâmiyeti yok etmek için hazırladıkları yıkıcı plânları tatbik edilmek istendiyse de kardeşi İkinci Abdülhamîd Han bunların önüne geçti. 31 Ağustos 1876’da hal’ edilen ve doksan üç gün saltanat süren Beşinci Murâd Han, Osmanlı sultanlarının en az pâdişâhlık yapanıdır.

Saltanattan hal’inden sonra, âilesiyle Çırağan Sarayına yerleştirilen Beşinci Murâd Hanın hastalığı sonradan iyileşti.Vaktini okumak ve torunlarını okutmakla geçiren Murâd Han, kardeşi Sultan Abdülhamîd Hanın nâzikâne hatır sormasını, dâimâ teşekkürle cevaplandırırdı. 29 Ağustos 1904 târihinde vefât eden Beşinci Murâd Han, İstanbul’da Yeni Câmideki türbeye defnedildi.

MURÂD-I MÜNZÂVÎ;

İstanbul’da medfun en büyük üç evliyâdan biri. İsmi, Muhammed Murâd bin Ali bin Dâvûd Hüseynî Özbekî Buhârî Keşmirî’dir. 1644 (H. 1054) yılında Buhârâ’da doğdu. 1719 (H. 1132)’da İstanbul’da vefât etti.

Murâd-ı Münzâvî’nin babası Semerkand beldesinin nakîb-ül-eşrâfı (seyyid ve şerîflerin işleriyle ilgilenen makamda bulunan kişi) idi. Üç yaşında ayakları felç oldu. Kötürüm bir hâlde kaldı. Fakat ayakları sağlam olanlardan daha çok dünyâyı dolaştı. Tahsil yaşına gelince, ilim, fazîlet ve kemâl (olgunluk) elde etmek için Keşmir’e gitti. Din ve fen ilimlerini tahsil etti. Sevenlerinin yardımıyla Kâbe-i muazzamayı ve Resûlullah efendimizin kabr-i şerîfini ziyâret etti.Sonra Hindistan’a gitti. Aklî ve naklî ilimleri maddî ve mânevî kemâlâtı kendisinde toplayan silsile-i aliyye büyüklerinden evliyânın gözbebeği Muhammed Ma’sûm Fârûkî hazretlerine talebe oldu. Sohbetleri ve bereketli nazarları ile kemâle geldi (olgunlaştı). İcâzet (diploma) aldı. Mürşîd-i kâmil (yetişmiş ve insanları yetiştirebilen) bir zât olarak tekrar Hicaz’a geldi. Daha sonra Bağdat, İsfehan, Buhârâ, Belh ve Semerkand’ı ziyâret edip hacca gitti. Hacdan sonra sıra ile, Mısır, Kâhire ve Şam’a geçti. Şam’da ikâmet edip evlendi. Osmanlı sultanlarından İkinci Mustafa Han kendisine Şam’da bir köy verdi. Bu köy hâlâ onun adıyla meşhûrdur. Şam ve civârı Murâd-ı Münzâvî’nin bereketiyle mâmûr oldu. Zâlimler ıslâh olup zulmü terketti.

Murâd-ı Münzâvî, 1681 yılında otuz yaşındayken İstanbul’u teşrif etti. Eyüpsultan semtinde, Eyyûb Sultan hazretlerinin kabr-i şerîfi civârında ikâmet etti. Bu arada tekrar dördüncü defâ hacca gitti. Hac dönüşü Şam’a gelip beşinci defâ Hicaz’a gitti. Bir müddet Mekke-i mükerremede tâliplere ilim ve edep öğretti. 1708 (H.1120) yılında ikinci defâ İstanbul’u şereflendirdi. Bu defâ, Yavuzselim’de Bıçaklı Efendi menzilinde ikâmet etti. Halk akın akın sohbetine koştu. Murâd-ı Münzâvî bir ara Bursa’ya gitti. Dönüşünde Eyüp’te Reîsületibbâ Nuh Efendi yalısında kaldı. Eyüpsultan ile Edirnekapı arasında Nişancı Mustafa Paşa caddesindeki Şeyh Murâd Dergâhında İstanbul halkına yıllarca ilim ve edep öğretip feyz saçtı. Kerâmetleri her yere yayıldı. Huzûruna gelenler her ne kadar inkarcı da olsalar, mutlaka onun feyz ve bereketine kavuşur, başka bir hâl kazanırlardı.

1719 (H.1132) senesi Rebî’ul-evvel ayının on ikinci günü İstanbul’da vefât eden Murâd-ı Münzâvî’nin cenâze namazı büyük bir kalabalık tarafından kılınıp, Edirnekapı dışındaki, Münzâvî Câmii karşısında Sultan Birinci Mahmûd Hanın şeyhülislâmlarından Ahmed Ebü’l-Hayr Efendi tarafından yaptırılan medresenin dershânesine defnedildi.

Murâd-ı Münzâvî’nin (rahmetullahi aleyh) kabrini ziyâret edenler, orada rûhânî bir zevk ve lezzet duyarlar.

Murâd-ı Münzâvî hazretleri buyuruyor ki:

Allahü teâlâ insanın yüreğine rûh âleminden bir gönül yâni kalp yerleştirmiştir. Bu gönlün; bilmek, tanımak, istemek, sevmek gibi husûsiyetleri vardır. Meselâ bu gönüle birbirine zıt iki şeyin sevgisi sığmaz. Bu gönüle; kendisini yaratanı bilmek, O’nu sevmek, rızâsına kavuşmayı arzu etmek, Allahü teâlânın rızâsına kavuşmanın yolu olan Resûlullah’a (sallallahü aleyhi ve sellem) her bakımdan tâbi olmak, O’ndan başka her şeyden alâkayı kesmek, bu geçici dünyâda kalp huzûru içinde vakti Allahü teâlâya ibâdetle geçirmek ve Allahü teâlânın rızâsına muvâfık şekilde konuşmak lâyıktır.

Murâd-ı Münzâvî’nin eserlerinden bâzıları şunlardır: 1) El-Müfredât-ül Kur’âniyye Tefsîri, 2) Silsilet-üz-Zeheb fis-Sülûkî vel-Edeb, 3) Risâle fit-Tasavvuf.

MURÂD KARAYALÇIN;

Türk siyâset ve devlet adamı. 1943’te Samsun’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da gördü. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) nde bir yıl İngilizce hazırlık öğrenimi gördü. Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Mâliye bölümünü 1968 yılında bitirdi. İngiltere’de kalkınma ekonomisi üzerine master yaptı. Devlet Plânlama Teşkilâtında (DPT) çalıştı. Köy İşleri Bakanlığında Müsteşar Yardımcısı olarak vazife yaptı. TopluKonut sahasındaki çalışmalarıyla dikkat çekerek Kent-Koop Genel Başkanlığına seçildi. 1986’da İngiltere Veliaht Prensi Charles’ten Dünyâ Konut Yılı ödülünü aldı. 1986-87 yıllarında İskan Konseyi Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. 26 Mart 1989 mahalli seçimlerinde Sosyal DemokratHalkçı Parti (SHP) den Ankara belediye başkanlığına seçildi.

Belediye başkanlığı sırasında Ankara’nın belli başlı toplu konut projelerine imzâsını atan Murâd Karayalçın, 12 Eylül 1993 târihinde toplanan SHP Kurultayında parti genel başkanlığına seçildi. Tansu Çiller başkanlığındaki Doğru Yol Partisi (DYP) Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) koalisyon hükümetinde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak vazife alan Murâd Karayalçın hâlen Uluslararası Kooperatifler Birliğinin Yönetim Kurulu üyeliğini ve kısa adı Türk Kent olan Türkiye Kent Kooperatifleri Merkez Birliğinin Başkanlığını da yürütmektedir.

MURÂD NEHRİ;

Fırat Nehrinin en büyük kolu. Van Gölü kuzeyindeki Muratbaşı olarak bilinen bölgedeki Kırkmenba kaynağı, ilk doğuş yeridir. Burada doğduktan sonra Karaköse’ye kadar Şirvan Çayı ve başka kolları da alarak beslenir. Göynük, Peri, Manzur sularını da alınca iyice büyüyüp, genişliği yer yer yüz metreyi bulur. Karasu ile birleşerek Fırat Nehrini meydana getirir. Bu noktaya kadar uzunluğu 722 km’dir. En kabarık zamânı yağmurlarla karların eridiği ilkbahar olmaktadır. Yaz sonundan güz ortalarına kadar azaldığında bile çok yerlerde geçit vermeyen Murâd Nehri, suyunun bolluğu ile bilinir.

Nehrin bulunduğu bölgede kışlar sert ve bilhassa kar yağışlıdır. Alçak bölgelerdeki karlar yağdıktan hemen sonra, yükseklerdeki kar ise yavaş yavaş eriyerek Murâd Nehrini devamlı besler. Nehrin bulunduğu bölgede çok yüksek dağların olması, çok kar yağması, ayrıca yağmurun bölgeye fazla düşmesi birçok gür su kaynaklarının çıkmasının bilinen sebepleridir. Bu gür kaynaklardan doğan çeşitli kollar, Murâd Nehrini besleyerek onun devamlı, güçlü bir akarsu olmasını sağlarlar.

Sonraki