|
Nasıl Aranır? |
İçindekiler |
Sonraki sayfa |
Önceki sayfa |
Sonraki İsabet |
Önceki İsabet |
Ara |
Ana Sayfa |
7. Cild
(Erzincan-Geiger Sayıcısı (Bkz. Radyoaktivite)
ERZİNCAN;
İlin Kimliği
Yüzölçümü
: 11.903 km2
Nüfûsu
: 299.251
İlçeleri
: Merkez, Çayırlı, İliç, Kemah, Kemaliye, Otlukbeli, Refahiye, Tercan, Üzümlü.
her çeşit meyvenin yetiştiği, târih boyunca birçok büyük savaşların yapıldığı ve son bin senede on bir defâ haritadan silinen, “etrafı dağlık ortası bağlık” bir ilimiz. İl toprakları 40° 46’ ve 38°15’ doğu meridyenleri ile 39°01’ ve 40°04’ kuzey paralelleri arasında yer alır. Doğuda Erzurum, güneyde Tunceli, güneydoğuda Bingöl, güneybatıda Elazığ-Malatya, batıda Sivas, kuzeybatıda Giresun, kuzeyde Gümüşhâne ve Bayburt illeri ile çevrilmiştir. Trafik kod numarası 24’tür.
İsminin Menşei
Erzincan’ın çok eski devirlerde ismi Aziris idi. Daha sonra bu isim Eriza olarak kullanılmıştır. Türkler burasını fethedince Erzingan ismini koydular. Bu isim halk arasında ilk önce Erinzân, bilâhare Erzincan olarak anılmıştır.
Târihi
Erzincan’ın bilinen târihi Hititlere dayanır. Mühim bir stratejik bölgede ve Asya ile Avrupa’yı birleştiren yollar üzerinde oluşu yüzünden birçok istilâya mâruz kalmıştır. Sırasıyla bölgeye Urartular, Medler, Persler, Makedonyalılar ve Romalılar hâkim oldular. Roma İmparatorluğunun M.S. 395’te ikiye ayrılması ile Anadolu’nun diğer bölgeleri gibi bu bölge de Doğu Roma (Bizans)nın payına düşmüştü. Erzincan havâlisi daha sonraları Sâsânîlerle Romalılar arasında el değiştirmiştir. Hazret-i Osman devrinde Habîb bin Mesleme H. 655 senesinde Erzincan’ı fethederek bölgenin tamâmen Müslümanların idâresine girmesini sağladı. Bir süre sonra Bizanslılar bölgeyi tekrar geri aldılar.
1071 Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu Fâtihi Kutalmışoğlu Süleymân Şah, Erzincan’ın fethi görevini büyük komutanlarından Mengüc (Mengücek) Beye verdi ve Mengüc Bey, Erzincan’ı fethetti. Mengücoğulları uzun müddet bu bölgeye hâkim oldular. Selçuklu Sultânı Alâeddîn Keykubad Mengücoğullarının bağımsızlığına son vererek Konya’ya bağlı bir vilâyet hâline getirdi. Sultan Keykubad, 10 Ağustos 1230’da Sultan Harzemşâh ve müttefiklerini Erzincan yakınlarında Yassıçemen’de askerî hezîmete uğrattı.
On üçüncü asrın sonunda Anadolu, Moğol ve İlhanlıların istilâsına uğradı. İlhanlılar ve Selçuklular târih sahnesinden çekilince bu bölge Celâyirlilere daha sonra da Eratnaoğullarının hâkimiyeti altına girdi. Eratnaoğullarından Barak Bey ve Mutahharten Bey, Erzincan ve Kemah’ı 14. asrın ortasına kadar idâre ettiler. 1401’de Osmanlı Sultânı Yıldırım Bâyezîd, bu bölgeyi ele geçirdi. Mutahharten Bey Timur’a sığındı. 1402 Ankara Savaşının bir sebebi de bu oldu. Timur Han Anadolu’yu terk edince Yıldırım’ın oğlu Çelebi Sultan Mehmed, yeniden kaybolan bölgeleri geri aldı. Timur’a bağlı olan Akkoyunlular, Erzincan’a sâhip çıktılar.
Fâtih Sultan Mehmed Han Akkoyunlu Sultânı Uzun Hasan’ı Tercan yakınlarında Otlukbeli Zaferi ile yenerek Erzincan ve civârını ele geçirdi. Akkoyunluları yıkan İran Safevîleri, Erzincan bölgesi için Osmanlılarla mücâdele ettiler. 1514’te Yavuz Sultan Selim Han, Çaldıran Zaferi ile bu bölgeyi Osmanlı Devleti topraklarına kattı.
Osmanlı idâresinde Erzincan, Erzurum beylerbeyliğinin 12 Sancak (vilâyetinden)birinin merkezi oldu. Eğin (Kemâliye) Sivas Beylerbeyliğine, Kemah ise önce Diyar-ı Bekr sonra da Erzurum beylerbeyliğine bağlandı. Erzincan Tanzimâttan sonra da Erzurum Beylerbeyliğinin 4 sancağından biri oldu.
1877-1878 Türk-Rus savaşından sonra Ruslar, Erzurum ve Kars’ı işgâl edince, Dördüncü Ordu merkezini Erzincan’a nakletti. 24 Temmuz 1916 ile 26 Şubat 1918’e kadar 1 sene 7 ay 3 gün ErzincanRus işgâli altında kaldı. Bu işgâlden sonra Ermeni çeteleri Erzincan’a çok zarar vermişlerdir. 36 ve 28. tümenlerin savunduğu Kemah’a Ruslar giremedi. Cumhûriyet devrinde bütün sancaklara (mutasarrıflıklara) “vilâyet-il” denilince, Erzincan da vilâyet oldu. 1939 senesinde çok şiddetli bir deprem ile Erzincan harâbe hâline geldi.
Fizikî Yapı
Erzincan yüksek dağlar ve platolarla kaplıdır. Arâzinin % 60’ı dağlık % 26’sı plato, % 5,4’ü yayla ve ancak % 8,6’sı ovalardan ibârettir. Ovası az fakat çok verimlidir. Yüksek dağlarla çevrili olan Erzincan, “Sansa Boğazı” ile Erzurum’a, “Kemah Boğazı” ile Sivas’a ve “Çardaklı Boğazı” ile Sivas-Ordu-Giresun’a açılır.
Dağları: İl toprakları içinde kalan önemli dağlar şunlardır: Köhnem Dağı (3045 m), Spikör Dağı (2666 m), Ziyaret Tepe (3147 m), Biçâre Tepesi (3288 m), Mihrak Tepesi (3113 m), Hasankaya Dağı (2.531 m), Ergan Dağı (3256 m), Akbaba Tepesi (3447 m), Dumanlı Dağı (2618 m), Hel Dağı (3195 m), Coşan Dağı (3076 m), Munzur, Cemal Dağları ile Damanlı Dağı üzerinde (Âbuhayat ve Uzunçayıra), Karadağ üzerinde (Takkuran ve Tahsullu) yaylaları havyancılığa çok elverişlidir. Bu yaylalar sulak, kalın ve yumuşak toprak tabakasıyla örtülüdür.
Ovaları: Erzincan’da ovalar az fakat verimlidir. Başlıca iki büyük ovası vardır. Erzincan Ovası: Ortasında Karasu akar. 500 km2lik bu ova çok bereketlidir. Sulu ve kuru tarım yapılır. Etrâfı yüksek dağlarla çevrilidir. Denizden yüksekliği 1200 metredir. Tahıl, mısır, şekerpancarı, nohut ve ayçiçeği yetişir. Tercan Ovası: Karasu etrâfında yer alan birkaç ovaya verilen bir isimdir. Ovanın denizden yüksekliği 1470 metredir. En büyük ova 180 km2lik Pekeriç Ovasıdır. Vâdiler: Erzincan’da birçok vâdi vardır. Karasu Vâdisi 60 km uzunlukta en büyük olanıdır. Tercan Ovası ile birleşir.